UTEP acil eylem planını açıkladı! Üretim, İstihdam ve Kalkınma

Uluslararası Ticari Eşleştirme Platformu Genel Başkanı Sami Bektaş basın açıklaması yayınladı.

Deprem bölgesinde yapılması gerekenleri bir bir sıralayan Bektaş, ‘Bugünler Devletimizden yük alma, başta deprem bölgeleri olmak üzere bütün illerimizde, yeniden ihya ve inşa sürecinde etkin olma, yaralarımızı sarma ve geleceğimizin sağlam temeller üzerine inşa edilmesi için hareket etme günleridir’ dedi.

İşte UTEP’ten yapılan açıklama:

Bilindiği gibi Kahramanmaraş merkezli deprem Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye, Şanlıurfa ile Elazığ illerimizi de etkilenmiştir. Bu etkilenen 11 ilimiz, Türkiye’nin gayrisafi yurtiçi hasılasının (GSYH) yaklaşık yüzde 10’unu, toplam ihracatın ise yüzde 9’unu gerçekleştiriyor.

Bu illerde Devletimiz hızlı bir şekilde yeniden ihya ve inşa sürecini başlattı. 11 ilde ilk etapta 199 bin 739 kalıcı konut ile 73 bin 972 köy evi çalışmalarına başlandı. Cumhurbaşkanımız da birçok noktada bölge insanımıza katkısı olacak adımları hızlı bir şekilde hayata geçirdiklerini ve geçirmeye de devam edeceklerini dile getirdi.

Öz kaynaklarımız maksimum verimlilikte kullanılmalı

Bu süreç Ülkemizdeki tüm kurum ve kuruluşlar, belediyeler, sivil toplum örgütleri ile şirketlerin kendi uzmanlık ve sorumluluk alanlarından faydalanılarak yönetilmeli.

UTEP’in kuruluş felsefesinde yer alan Kardeşlik Hukuku dediğimiz, yani kardeşin önceliklenmesi, ayağa kalkması, onun refaha ve huzura ermesi noktasında birlik ve beraberlik içerisinde kolektif ruhla tüm öz kaynaklarımızın maksimum verimlilikte ve fayda ekseninde kullanılması sağlanmalıdır.

Zarar maalesef büyük boyutlarda

Bugünler Devletimizden yük alma, başta deprem bölgeleri olmak üzere bütün illerimizde, yeniden ihya ve inşa sürecinde etkin olma, yaralarımızı sarma ve geleceğimizin sağlam temeller üzerine inşa edilmesi için hareket etme günleridir.

Bölgede deprem felaketinin boyutları ve verdiği zarar maalesef büyük boyutlardadır. Evlerin yanı sıra, sanayi tesisleri, bölge tarımı ve hayvancılığı da ciddi zarar görmüş durumdadır. Buna ek olarak da bölgelerde sarsıntıların devam etmesi ile oluşan göç, bölge sanayisini de iş gücü noktasında olumsuz etkilemektedir.

Bu göç dalgalarını minimize edecek hatta tersine çevirebilecek süreci Devletimiz güvenlik, ekonomik, psikolojik, sosyal, maddi ve manevi destekleriyle başlatmıştır.

Bölgede kendi kendine yetebilecek bir üretim sistemi hayata geçirilmeli

Devletimizin destek ve teşviklerinin yanı sıra bölgelerde acil olarak hasar alan organize sanayi bölgelerinin ayağa kaldırılmaları, ihtiyaç hasıl olan illerde yeniden organize sanayi bölgelerinin oluşturulmaları gerekmektedir. Bu sanayi bölgelerinde iş gücü sorunun çözümüne yönelik de geçici konteyner yerleşim ve yaşam alanları kurulmalıdır. Bölgede kendi kendine yetebilecek bir üretim sisteminin hayata geçirilmesi demek bölge halkının ekonomik gücüne tekrar kavuşmasına ve yaraların daha hızlı sarılmasına zemin hazırlayacak olması demektir.

Ayrıca bölge tarımsal ve hayvancılık faaliyetleri bakımından da önem arz etmektedir.

Faaliyetlerin sürdürülebilmesine yönelik çalışmalar yapılmaktadır

Üretimin yapılabilmesi için de acil eylem planı kapsamında köylerin yeniden imar edilip, zararlarının karşılanması ve tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilmesine yönelik çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmalar kapsamında elzem ihtiyaç hasıl olan gübre, mazot, tarımsal araç ve gereçler ile makinaların karşılanması, telef olan hayvanların misliyle üreticilere verilmesi sürecinin hızlandırılması gerekmektedir.

Bu desteklerin yanında kısa vadede bölge halkının tarım ve hayvancılıkta ihtiyaç duymuş oldukları makine ve teçhizatlarının karşılanmasına yönelik hızlı üretim yapılabilecek fabrikalar, üretim kapasitelerini artıracak şekilde dönüştürülmeli, bölgenin tarımsal ve hayvancılık faaliyetlerinde ihtiyaç duyulan ürünler üreticiye ulaştırılmalıdır.

Akıl ile hareket etmenin Sürdürebilir Kalkınmada önemli olduğuna inanmaktayız

Uzun vadede ise yeni kalkınma programlarıyla her türlü afet olayına karşı dirençli olabilecek makineleşmiş tarım ve hayvancılık programlarının temelleri atılmalıdır.

Yaşam merkezlerini, sanayi merkezlerini, ticaret merkezlerini, lojistik merkezlerini ‘sürdürülebilir alt ve üst yapı’ anlayışıyla tekrardan inşa etmeden önce ortak akıl ile hareket etmenin Sürdürebilir Kalkınmada önemli olduğuna inanmaktayız.

Bizler el ele ve sırt sırta verdiğimiz takdirde bu işlerin üstesinden geliriz. Çünkü bizler köklü bir devlet geleneğine, kadim bir medeniyet mirasına, geniş ve güçlü bir kültür altyapısına sahip bir milletiz.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top