İSO Başkanı Erdal Bahçıvan: Yeşil dönüşüm, önemli yatırım maliyeti gerektiriyor

Hindistan’ın ev sahipliğinde düzenlenen G20 Liderler Zirvesi’nde yenilenebilir enerji kapasitesinin küresel olarak 3 katına çıkarma çabalarının sürdürülmesi taahhüt edildi.

Bahçıvan, iklim krizinin gezegen ve buna bağlı olarak iş dünyası üzerinde etkilerinin sanayi sektörünün geleceğini şekillendiren ana faktörlerden biri haline geldiğini söyledi.

Özellikle Türkiye’nin en önemli pazarı olan Avrupa Birliği’ndeki gelişmelerin iklim değişikliği ile mücadelede atılacak adımları daha da önemli kıldığına dikkati çeken Bahçıvan, “Bununla birlikte ülkemizin 2053 yılı için net sıfır emisyon hedefinin belirlenmesini, ‘iklim kanunu’ başta olmak üzere devletin en üst kademelerinin inisiyatifinde yürütülen çalışmaları uluslararası rekabete dayalı sanayi sektörünün karbonsuzlaşması yolunda önemli adımlar olarak görüyoruz.” açıklamasında bulundu.

‘Yeni dönemin farkındayız’

Bahçıvan, yakın zamanda açıklanan 2024-2026 dönemine ilişkin Orta Vadeli Program’ın (OVP) öncelikli yapısal reform alanları arasında Yeşil ve Dijital Dönüşüm’ün de yer almasının ülkenin vizyonunu ortaya koyması açısından çok değerli olduğunu vurguladı.

Programın yerli üretimi teşvik etmesini ve teknolojik dönüşüme odaklanmasını sanayiciler olarak önemsediklerini dile getiren Bahçıvan, “İSO olarak biz de üretimdeki yeni dönemin getirdiklerinin farkındalığıyla sürdürülebilirlik konusunu odağımızda tutmaya ve bu alanda yetkin kurum ve kuruluşlar ile iş birlikleri kurarak üyelerimize destek sağlamaya devam ediyoruz.” diye konuştu.

Sanayide yeni dönem

Bahçıvan, sıfır karbon hedefinin sanayi için son derece hayati bir konu olarak öne çıktığını, bu kapsamda devasa endüstriyel, ekonomik ve jeopolitik dönüşümler yaşandığını belirtti.

İş modellerinin değiştiğini, sektörlerin dönüştüğünü anlatan Bahçıvan, şunları kaydetti: “Çağımızın üretim anlayışı, bütün proseslerde, ürün, ham madde ve teknoloji seçiminde sürdürülebilirlik kriterlerinin ön plana çıktığı yeni düzene işaret ediyor. Bu doğrultuda özellikle teknoloji odaklı üretimin önemi artarken küresel anlamda rekabetçi olabilmek için sanayinin daha yeşil, daha döngüsel ve daha dijital olması da bir gereklilik halini alıyor. Bununla birlikte önümüzdeki dönemde bireysel ve kurumsal hayatın en önemli bileşeni olmaya devam edecek olan sürdürülebilirlik, ülkemiz sanayisi için yeni bir fırsat penceresi sunuyor. Bu nedenle uzun vadedeki planlamalar ve çalışmaların sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmaya yönelik olması kritiktir. Son olarak sürdürülebilirlik stratejisini içselleştirerek yönetim anlayışının bir parçası haline getiren kuruluşların rekabette öne çıkacaklarını söyleyebiliriz. Bunun için çevresel etkilerin yanı sıra sosyal ve yönetişimsel etkileri bütüncül bir bakış açısı ile yönetebilmek gerekiyor.”

‘Yatırım maliyeti getiriyor’

Bahçıvan, hiç kuşkusuz yeşil dönüşümün önemli bir yatırım maliyetini de beraberinde getirdiğini ifade ederek, 2022 sonu itibarıyla toplam yeşil tahvil ihracının 2 trilyon doları geçmiş olmasının bu anlamda önemli gösterge olduğuna dikkati çekti.

KOBİ’lerin çoğunluğunun sürdürülebilir finansman fırsatlarını değerlendirmek için gerekli altyapıya ve farkındalığa sahip olmadığını aktaran Bahçıvan, şöyle devam etti:

“Türkiye’deki işletmelerin büyük bir çoğunluğunu oluşturan KOBİ’lerin ekonomi ve çevre üzerindeki etkilerinin kritik olduğunu söyleyebiliriz. Yeşil büyüme, büyük ölçüde KOBİ’lerin yeşil ve sürdürülebilir uygulamaları faaliyetlerine entegre etme kapasitesine bağlıdır. Bu nedenle özellikle KOBİ’lerin finansmana erişiminin kolaylaştırılması, ‘Yeşil Dönüşüm Fonu’ kurularak firmaların yeşil üretim koşullarına uyum için tüm süreçlerinde yapacakları yatırımlar ve AR-GE harcamalarının desteklenmesi önemlidir.”

‘Dönüşüm sürecinde destek oluyoruz’

İSO Başkanı Bahçıvan, sürdürülebilir kalkınmanın ekonomik, sosyal ve çevresel boyutlarının içselleştirilmesi gerektiğini vurgulayarak, İSO olarak, mesleki eğitimden AR-GE ve teknoloji çalışmalarına, enerjiden dış ticarete kadar tüm faaliyetlerinin odağına sürdürülebilirliği alarak çalışmalarına hız kesmeden devam ettiklerini söyledi.

İSO Sürdürülebilirlik Platformu’nu da hayata geçirdiklerini bildiren Bahçıvan, “Yürüttüğümüz sürdürülebilirlik çalışmalarında ‘İklim Değişikliği ve Sürdürülebilir Sanayi’, ‘Döngüsel Ekonomi’, ‘İşin Geleceği’, ‘Güvenli Çalışma Ortamı’, ‘Sürdürülebilir Finans’ ve ‘Sanayinin Dayanıklılığı’ olmak üzere 6 tematik alana odaklanıyoruz. Bunlara ek olarak günümüz iş modelleri için vazgeçilmez olduğunu düşündüğümüz ‘Sürdürülebilirlik Odaklı İnovasyon’ ve ‘Dijital Dönüşüm’ konularını da temalarımızı yatay kesen unsurlar olarak dikkate alıyoruz.” diye konuştu.

Büyük ölçekli işletmelerden KOBİ’lere kadar tüm sanayi kuruluşlarına bu kaçınılmaz dönüşüm sürecinde desteklemek amacıyla çalışmalar gerçekleştirdiklerini aktaran Bahçıvan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Firmalarımıza sürdürülebilirlik yolculuklarında ışık tutacak sektörel rehberler de bu alandaki faaliyetlerimiz arasında yer alıyor. 10 ayrı sektör için sürdürülebilirlik önceliklerinin ve performans kriterlerinin belirlendiği Sektörel Sürdürülebilirlik Yol Haritaları, Sürdürülebilirlik Akademisi tarafından 2022 yılında Sürdürülebilir İş Ödülüne layık görüldü. Ayrıca ‘Kurumsal Karbon Ayak İzi Danışmanlığı’ gibi hizmetlerimizle üyelerimizin yeşil dönüşüm sürecine uyum sağlamalarına yardımcı oluyor, yeşil dönüşümün en kritik unsuru olan enerji verimliliği alanındaki danışmanlık hizmetlerimiz ve yenilenebilir enerji alanında firmalarımızı bilgilendirdiğimiz İSO ‘Enerji Masası’ ile sanayi firmalarına destek veriyoruz.”

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top